“Okuma yazma öğrenilir. Hem de öyle güzel ve kolay öğrenirler ki şaşarız”

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, uzaktan eğitim sürecinde çocuklarının okuma yazmayı öğrenemeyeceğinden endişe duyan velilere seslendi, “Okuma yazma öğrenilir. Hem de öyle güzel ve kolay öğrenirler ki şaşarız” dedi.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, veliler arasında “Uzaktan eğitim sürecinde 1’inci sınıf öğrencileri okuma yazmayı öğrenemeyecek veya çok zorlanacak” şeklinde bir algı olduğunu vurguladı.

“Okuma yazma öğrenilir. Hem de öyle güzel ve kolay öğrenirler ki şaşarız, tıpkı bazı çocukların hiç kimse göstermeden durup dururken okumaya başlayıverdiği gibi… Bu, sahiden böyledir” sözlerini kullanan Bakan Selçuk, şunları anlattı:

“Biraz zaman alacak ancak uzaktan eğitimdeki 1’inci sınıf öğrencileri de öğrenecekler. Okulların yüz yüze açılmasına 1’inci sınıf kademesinden başlama sebebimiz okuma yazma telaşı değil. Bu çocuklarla öğretmen arasında, okul arasında sosyal, duygusal bir bağ kurabilmek. Yoksa okuma yazmayı elbette öğrenecekler.”

Çocuklara baskı yapılmamalı

Çocukların, yanlarında “Uzaktan eğitimde bunlar nasıl öğrenecekler okuma yazmayı?” denildiğinde üzerlerinde baskı hissedeceğine dikkat çeken Selçuk, bunun normal zamanda da okuması geciken çocuğa yapılan baskı olduğunu belirtti.

Selçuk, “Bak arkadaşın okudu, sen geç kaldın, bak şu ne güzel yazıyor” demenin, çocuğun okuma yazmasını hızlandırmayacağını, sadece onu yoracağını, yavaşlatacağını ve süreci uzatacağını vurgulayarak, “Benim bu yılki 1’inci sınıf çocuklarım da okuma yazmayı normal zamandaki gibi öğrenecekler. Kimi uzaktan eğitimle, kimi yüz yüze… Kimi erken, kimi geç… Kimi takılarak, kimi akıcı… Ama öğrenecekler” dedi.

Paylaşımında “A” harfi ters yazılmış bir görsele de yer veren Selçuk, “İlk yazdığım A harfi böyle bir şeydi” sözünü kullandı.  

çocuğum neden konuşmuyor

Çocuğum Neden Konuşmuyor ve Nasıl Anlarım?

Çocuğun büyümesiyle beraber belli başlı sorunlarda beraberinde gelir. Belki de bu sorunları bizler gözümüzde büyütürüz. Aslında çocuğumuzla ikili hiçbir sorun yokken sanki bir sorun varmış gibi davranırız. Bu sorunların başında da konuşma gelir. Henüz yeni yeni büyümeye başlayan çocuklarımız hakkında hemen “Benim çocuğum neden konuşmuyor” yaftalamasını yaparız. Çocuğum konuşmuyor ne yapmalıyım diyerek, neredeyse her önümüze gelene sorarız.

Evet çocuğumuz gerçektende koşuşmayabilir. Fakat bu tespiti hemen yapmak doğru olmayabilir. Öncelikle bir araştırma yapmak ve uzman hekimlere danışmak gerekir. Daha sonrasında konuşmadığına karar verebiliriz. 1 yaşını doldurmuş bebeklerin konuşmasını beklemek, ne kadar doğru bir davranıştır. Buna 2 yaşı da dahil edebiliriz elbette. Çocuğun yeni bir düzene ve dünyaya alışması belli bir süreçten geçmesine neden olur. Bazı şeyleri hemen kavramayabilir. Ayrıca her çocuk aynı düzeyde konuşacak diye bir kesinlik yok. Kimi 24 aylık, kimi 30 aylık, kimi ise 36 aylık iken konuşmaya başlayabilir.

Bu yüzden hemen çocuğum neden konuşmuyor yaftalamasını yapmamak gerekir. 3 yaşındaki çocuğum konuşmuyor ne yapmalıyım? 2 yaşında çocuğum konuşmuyor, gibi sorularla başınız ağrıyabilir. Bu soru ve sorunlara isterseniz tek tek yanıt arayalım.

Çocuğum Neden Konuşmuyor?

Ebeveynler tarafından çocukların ilk söyleyeceği kelime heyecanla beklenir. Ev içinde kıyasıya tatlı bir rekabet olur. Erkek tarafı baba, kız tarafı ise anne demesi için çocuğu zorlarlar. İlk söyleyeceği kelime anne baba ve büyükler için çok anlamlı olur. Fakat bundan sonra konuşma hemen arkasından gelmez. Çocuklar kelimeleri teker teker çıkarır. Birden konuşma beklemek komik olur. İnsanlar böyle bir beklenti içine girmese de çocuklarının kendilerini ifade etmelerini ister. Peki çocuğum neden konuşamıyor?

Çocuğun konuşamaması birden fazla nedene bağlıdır. Yaşadığı bazı olumsuzluklar çocuğun konuşmasında etkendir. İsterseniz bunları tek tek sıralayalım:

  1. Çocuk korktuğu için konuşma duygusunu yitirebilir. Çocuklarda korku olduğu zaman bazı özelliklerini kaybedebilir. Konuşma yetisi de buna dahildir.
  2. Sürekli kızmak ve çocuğa bağırmak da konuşmasını olumsuz yönde etkiler.
  3. Çocuğun gelişimini yavaşlatmak ve ilerleyişini sağlamamak çocuğun konuşmasında etkendir.
  4. Çocukla beraber iletişim kurmamak da konuşmasına engel olur. Çocukla iletişimi kesen bireyler ya da az iletişimde olan anne babalarda konuşmama durumu rastlanabilir.

Çocuğun Konuşması İçin Neler Yapılmalı?

Genelde çocukların konuşması ve düzgün cümleler kurması için 15 aylık dönemi geçirmesi gerekir. Uzmanlara göre bir çocuğun konuşma yaşı 2 olarak söylenmektedir. Yani değişkenlik göstereceğini hesaba katarsak 18 ile 30 aylık bir süreçte çocukların konuşma evresi olur. Fakat olumsuz durumlarda neler yapılmalı? Çocuğum konuşmuyor ne yapmalıyım diyenler için işte cevabımız;

  • Çocuğunuzu sürekli gözlemleyin.
  • Konuşması için iletişim halinde olun.
  • Tane tane ve açıklayıcı cümlelerle irtibatta olun.
  • Çocuğunuz bir şeyler anlatırken onu dinleyin. Ve hiçbir zaman sıkılmayın, bekleyin.
  • Çocuğunuzun anlattıklarını uygulayın. Ne yapmak istediğini önemseyin ve değer verin.
  • Şayet konuşmasında ciddi sıkıntılar varsa muhakkak bir uzman hekime danışın.

Çocuğumun Konuşmadığını Nasıl Anlarım?

“Çocuğum neden konuşmuyor” sorusuna geniş bir şekilde değindik. Problemleri çözme noktasında bilgilendirdik. Şimdi ise çocuğun konuşmadığını nasıl anlayacağınızı söyleyeceğiz. Çocuğun konuşmasında bir sıkıntı olduğu zaman anneler daha çabuk anladığını biliyor muydunuz? Çocuğunuz da şimdi sayacağımız belirtiler varsa dikkat etmek gerekir

  • Aynı yaşta bulunan arkadaşlarına göre konuşmaya bir türlü başlayamama
  • Cümle kurmada sıkıntı çekme
  • Harfleri yutarak telaffuz etme
  • Anlaşılması güç şekilde hızlı konuşma
  • Kekeleme
  • Kısık sesle konuşma
  • İşaret yöntemiyle iletişim kurma çabalarına girişme
çocuğun ingilizcesi

Çocuğun İngilizcesi Nasıl Geliştirilir

Çocuğun İngilizcesi geliştirmek istiyorsanız doğru adrese geldiniz. Bu yazıyı ile beraber çocuğunuzun İngilizcesi nasıl geliştirceğinizi anlatacağız. Okul öncesi yapacağınız pratikler ve etkinliklerle İngilizce konusunda çocuğunuz belli bir seviyeye gelmiş olacak.

İngilizce, herkesin bildiği üzere dünyada en fazla etkileşime sahip dil. Dünyanın dört bir kıtasında insanların arasında iletişim kurabilmeleri için İngilizce dili kullanılıyor. İngilizce, Uluslararası pek çok alanda resmi dil statüsünde desek abartmış sayılmayız. Ülkeler ve insanlar arasında İngilizce kullanımı yaygın. Turistik birçok ülkede sıkça kullanılmaktadır.

Ülkemizde de kullanım oranı fazla. Fakat dil öğrenme konusunda yeteri eğitim alamadığımız takdirde iş hüsranla sonuçlanabilir. Bu kadar önemli bir dili zamanında öğrenmek ileriye dönük bir yatırım yapmak gibidir. Bu yüzden küçük çocuk İngilizce öğrenmesi çok önemlidir. Erken yaşta çocuğunuza İngilizceyi aşılarsanız hem okul hayatında hem okul sonrası dönemde büyük kolaylık sağlamış olursunuz.

Okula başlamadan önce çocuğa vereceğiniz İngilizce eğitimi kaliteli olabilir. Yapacağınız etkinlikler ve aktivitelerle beraber güzel bir eğitim sağlayabilirsiniz. Normal eğitim gibi aynı düzeyde İngilizce eğitimi çocuğa vermeniz belli bir seviyeye ulaşmasını sağlar. Size şunu sormak isterim: Kim çocuğunun gelişmesini istemez ki? Elbette her anne ve baba çocukları en mükemmel şekilde gelişim göstermesini ister. Fakat bunu istemekle harekete geçmek farklı şeylerdir. Söylemden çok harekete geçerek çocuğunuzun gelişimine katkı da bulunun.

Çocuğun İngilizcesi Eğlenceli Şekilde Geliştir

Çocuğun İngilizcesi için neler yapmak istediğinize karar verin. Ve bu kararı çocuğunuzla paylaşın. İngilizce öğrenmenin faydalarını çocuğunuza tek tek anlatın. İleri de yaşayacağı olumlu tarafları söyleyin. Öncelikle çocuğunuza yeni bir dil öğrenmeye ikna edin. Belki de çocuk yeni bir dil öğrenmeye sizin kadar açık olmayacak. Bu yüzden öncelikle dil öğrenimini çocuğunuza aşımalısınız.

Yeni bir dil öğrenirken eğitim yönlerini kenara bırakacağınızı söyleyin. İngilizce öğrenirken aynı zamanda eğleneceğinizi vurgulayın. Dostça bir yaklaşım sergilediğinizde pozitif bir ışık yakacağını görebilirsiniz. Bundan sonrası ise oldukça basit. 

Çocuğa İngilizce öğretmek için anlaştınız. Dil öğrenmeye ikna olan çocuğu ilk başta sıkmamalısınız. İngilizce öğrenme alışkanlığını yavaş yavaş empoze etmelisiniz. Birden her şeyi anlatmaya çalışmayın. Bu son derece yanlış bir davranış olur. Günlük belli zaman dilimlerinde beraber vakit geçirerek işe başlayın. Ve şunu sakın unutmayın:

İngilizceyi çorap söküğü gibi öğrenmeyebilir. Bunun için biraz zaman verin. Öğrenmek için çocuğunuzun belli bir zamana ihtiyacı vardır. Aynı zamanda hemen pes etmeyin.

Evde eğitim metotları belirleyin. Öğrenim görebileceği farklı aktiviteler düzenleyin. Örneğin ailece beraber İngilizce video veya animasyon izleyin. Film izlemek de bir alternatif olabilir. Belki anlama zorluğu çekecektir. Okuma çağı olmayan çocuklar içinde oldukça zor bir seçenek olabilir. Fakat olayı siz kurgulayın. Ve neler olup bittiğini çocuğunuza anlatın. Yavaş yavaş alışacağını göreceksiniz.

Çocuk İçin İngilizce Seti

Henüz çocuğunuz küçük yaşta olabilir. 4 – 5 yaşında hatta daha aşağı bir yaşta yer alabilir. Ama merak etmeyin. Çocuk için İngilizce seti imdadınıza yetişecektir. Bu setlerle beraber çocuğun İngilizcesi ciddi derecede gelişir. Bebekler içinde setlerin bulunduğunu hatırlatalım. Bu setleri Yükselen Zeka sitesi üzerinden temin ederek satın almak mümkün.

Setlerin içeriği tamamen İngilizceye uyarlı şekildedir. Ayrıca isteğe göre hem Türkçe hem İngilizce karışık setlerde bulunmaktadır. Burada yer alan nesne, rakam, renk gibi birden fazla öğeler bulunmaktadır. Çocuğunuzla eğlenceli vakit geçirirken setlerin vermiş olduğu gelişimi de kısa sürede fark edeceksiniz. Dikkat geliştirme ve dikkat eksikliği gibi konularda da setler sizlere son derece yardımcı olacaktır. Yazımızı okuduktan sonra setlerimize bakmanızı tavsiye ederim.

çocuklarda dil gelişimi

Çocuklarda Dil Gelişimi Nasıl Desteklenmeli?

Çocukların anne ve babalarıyla iletişime geçmesi, kendilerini ifade edebilmesi ihtiyaçlarını anlatması için çok önemlidir. Öbür yandan çocuklarda dil gelişimi süratli olması, çocuğun günlük yaşamına uyum sağlamasını destekler, sosyalleşmesinde ve duygusal olarak rahat olmasına pozitif etkiler sağlar. Dil gelişiminde problem yaşayan çocuklar kendini anlatmada zorluk çektiklerinden öfke patlaması yaşar, nesne fırlatma, vurma gibi olumlu olmayan davranışlar sergilemektedirler. Bundan dolayı bebeklik çağı itibariyle bebeklerin dil gelişimleri takip edilerek gelişmesi için çözümler bulmak yarar sağlayacaktır.

Çocuklarda Dil Gelişimi Destekleyen Aktiviteler

1. Birlikte Deneyimleyin

Bebekler ilk olarak sözcükleri hafızalarına kaydederler. Birçok sözcüğü kullanmaya başlamasalar da anlamaya başlarlar. Bu nedenle çocukla birlikte farklı ortamlara girip birlikte farklı deneyimler edinmek, gördüğünüz şeyleri anlatıp tanımlamak öneme sahiptir. Bunu yaparken de anlaşılır bir dil kullanılmalıdır. Çocukların beş duyusu düzenli olarak uyarılmalıdır. Bulunduğunuz ortamdaki koku, sesler, desenler ve renklerden bahsedilmelidir. Böylece kelimenin kalıcılığı desteklenmiş olacaktır.

2. Sık Sık Konuşun

Çocuklarda dil gelişimi iyi kullanabilmeleri için önce iyi anlamaları gerekmektedir. Dilini iyi anlaması için de çocuğun konuşmaları sık sık duyması gerekmektedir. Kısaca çocuğun konuşmasını desteklemek için bok bol konuşmalar yapmak çok önemlidir. Bu konuşmalar basit konuşmalardır. Günlük aktiviteleri yaparken bile konuşmak, çocuğun dil gelişimine destek olmaktadır. 

3. Günlük Olarak Kitap Okuyun

Çocuklarda dil gelişimi için resimli kitaplar önemli bir yere sahiptir. Bu kitapları okumak ve sayfadaki tanıdık resimleri göstererek desteklemek, bunu yaptıktan sonra anlayıp anlamadığını görmek için sorular sormak dil gelişimini desteklemektedir. 

4. Birlikte Şarkılar Söyleyin

Çocukların müziğe olan sevgisi ve şarkılara olan ilgisi dikkat çekmektedir. Bu nedenle çocukla birlikte şarkılara eşlik etmek ve tekrar tekrar söylemek sözcük kapasitesine destek olacaktır.  Şarkıya alkış ya da ayakla ritim tutmak, çocuğu dahil etmenin farklı bir yoludur. 

5. Yetişkin Kelimeleriyle Yetişkin Gibi Konuşun

Bebeklerin konuşmaları basit ve tatlıdır. Bu nedenle onlar gibi konuşmak hoşa gidebilir. Bunun yanında her çocuğun ve bebeğin kendine has kelimeleri ve bir bebek dili vardır. bazen bazı nesnelere farklı kelime ile seslenir ve aile bireyleri de hoşlarına giderek o nesneye artık o şekilde hitap ederler. Bu aile içi güzel bir aktivite gibi görünse de aslında çocukların dilini kullanma becerisi üzerinde olumsuz etkiler bırakır. Bunun yanında çocuklarda dil gelişimi şu şekilde de algılanacaktır; hem onun dili hem de gerçek kelimeleri kullandığınızı gördüğünde kafa karışıklığı yaşayacaktır. Bundan dolayı tüm sözcükleri olduğu şekliyle kullanmak dil gelişimleri açısından önemlidir. 

6. Sorular Yöneltin

‘Hangi kitabı okumak istiyorsun?’ ya da ‘ne zaman yemek yemek istersin?’ gibi sorular yöneltmek dil gelişimi için önemlidir. İstediği şeyi hemen vermeyip soru sorarak kendinin söylemesini sağlayın. Cevap verdiğinde ne istiyorsa sizde onun adını tekrar söylemelisiniz. Böylece çocuğunuzun dil gelişimini olumlu yönde desteklemiş olursunuz.

7. Çocuğunuzu Ödüllendirin

Çocuk anlaşılır bir sözcük söylediğinde ya da yeni bir kelimeyi söylemeye başladığında, çocuğu tebrik etmek için güzel sözler söyleyin. Bunu yaparken de aşırıya kaçmamaya özen gösterilmelidir. 

Anne babalar tarafından çocukların ve bebeklerin dil gelişimlerinin desteklenmesi çok önemlidir. Dil gelişmesinde gen faktörünün önemi büyük bir yere sahip olsa bile, ev içinde çocuklara verilen sözlü uyarılar dil gelişim sürecini hızlandıracaktır. 

Çocuğun dil gelişiminde normalin dışında, geride kalmasından şüpheleniliyorsa; anne ve baba, gırtlak ve dil gelişimini kontrol ettirmek için bir kulak burun boğaz uzmanına başvurmalı ve konuşma tedavi uzmanından yardım istemelidir. 

üstün zekalı çocuk

Üstün Zekalı Çocuklar Diğer Çocuklardan Uzak Tutulmalı Mı?

Dünyaya gelen her birey belirli özellikler ile gelmektedir. Doğuştan gelen bu özellikler çevreninde etkisiyle birlikte ortaya çıkar, gelişir ve sonuç verir. Buradan hareketle yetenekler ve zeka doğuştan gelen ancak çevreninde etkisiyle geliştirilen özelliklerdir. 

Bazı bireyler, doğuştan, belirgin derecede ortalama zekanın üzerinde bir bilişsel yetenek ve zeka ile doğmaktadır. Üstün zeka kavramının tanımlanması her kaynakta farklılık göstermektedir. Kısaca tanımı ise; spesifik alanlarda ya da genel bilişsel yetilerde üstün yeteneklere sahip olunması şeklinde ifade edilebilir. Üstün zekalı çocuklar her zaman aynı alanda yüksek seviyede yetenek göstermeyebilir. Örneğin; fen bilimleri alanında yüksek başarı gösterirken, matematik alanında aynı seviyede başarı gösteremeyebilir. Üstün zekalı bireyler genel olarak, yaratıcı, sanatsal ve bilişsel becerileri yüksek, liderlik özelliği olan ve akademik olarak başarı yakalayan bireylerdir. Üstün zekalı çocuklar da genel olarak güçlü bir hafıza, geniş kelime dağarcığı, herhangi bir konuya olan merak, yaratıcılık ve muhakeme yapma becerisi gözlenmektedir. Bunun yanında, sorgulayıcı ve mükemmeliyetçi bir yapıya sahiplerdir. 

Üstün Zekalı Çocuklar ve Arkadaşlık

Her üstün zekalı çocuklar kendi yaşıtı normal zekaya sahip bir çocukla iletişim kurup devam ettirmek konusunda başarılı olamayabilir. Bunun nedeni, motivasyon seviyeleri, ilgi alanları, bireysel yapısı ve kelime dağarcığı açısından yaşıtlarına göre çok daha farklıdır. Kendilerinden yaşça daha büyük ya da yetişkin bireylerle vakit geçirmekten daha çok hoşlanabilirler.

Üstün zekalı çocukların arkadaş beklentileri kendi yaşıtlarına göre değişiklik gösterebilmektedir. Normal zekaya sahip çocuklar genellikle kendileriyle oyun oynayan çocukları arkadaş seçerken, üstün zekaya sahip çocuklar karşılıklı arkadaşlık geliştirme eğiliminde olmaktadır. Bu arkadaşlığı oluşturması için kendinden yaşça büyük çocukları tercih etmektedir ya da yalnız kalmayı tercih etmektedirler. Üstün zekalı çocuklar fazla mükemmeliyetçi ve yüksek muhakeme gücüne sahip oldukları için, kendini tercih eden normal zekalı çocuklara da yüksek standartlar koyabilmektedir. Ebeveynler de bu durumla karşılaştıklarında ne yapmaları gerektiğini bilemez ve çocuklarının öğretmenlerine çeşitli baskılar uygulayabilmektedir.

Üstün Zekalı Çocukların Diğer Çocuklardan İzole Edilmesi Şart Mıdır?

Üstün zekalı çocukların her biri, birbirinden farklı özellikte olabilmekte ve bu farklılık aslında normal bir durumdur. Üstün zekaya sahip çocuklar diğer çocuklardan ayrı tutulmamalıdır. Üstün zekalı bireyler yaşıtlarından ayrı olarak birer yetişkin gibi büyütülmemelidir. 

Üstün zekaya sahip çocuklardaki farklılıkları sevmek, kabul etmek ve çocuğa uygun ortamı tespit edip o ortamda büyümesini sağlamak gerekmektedir. Aynı öğrenme bozukluğu ve zeka geriliği olan çocuklar için uygulanan eğitim modelleri gibi üstün zekalı çocuklar için de özel eğitim modelleri uygulanmalıdır. Eğitim programlarının içeriği, çocuğun seviyesine göre çeşitlendirilip, yaratıcılıklarını ortaya çıkarıp devam ettirebilmeleri için yönlendirmeye yönelik olmalıdır. Bu eğitim modeli uygulanırken diğer çocuklardan ayrı tutulmamalıdır. Bir yetişkin gibi davranılmamalıdır.

Üstün zekaya sahip çocuklar genel olarak belli bir alana ilgi duymaktadır ve bütün dikkatlerini bu alana yoğunlaştırırlar. Bu durum karşısında onların ilgilendikleri alanlara saygı duyulmalı, çocuk ilgi alanına yoğunlaşırken aynı zamanda kendi akran ve sosyal çevresiyle birlikte olmalıdır. Bunu yaparken de farklı ilgi alanları da olabileceğini, başka aktivitelerden de keyif alabileceğini göstererek, bir alana bağlı kalmadan başka alanlarla da ilgilenebileceği gösterilmelidir. Üstün zekalı çocuklar genel olarak ilgilendikleri alanlara fazlaca odaklandıkları için yaşıtlarından, sosyal ilişkilerinden ve eğlenebilecekleri diğer aktivitelerden uzak kalmaktadırlar. Bunun sonucunda ilerleyen yaşlarda üstün zekalı çocuklarda ruhsal gelişim aksama meydana gelmesine neden olmaktadır. 

çocuklarda geç konuşma

Çocuklarda Geç Konuşma Yaşayan Anneler Neler Yapmalı?

Çocuklarda geç konuşma evresi nasıl yaşandığı hep merak edilmiştir. Her çocuk gelişim döneminde kendine göre farklı özelliklere sahiptir. Bazı çocuklarda gelişim evreleri diğer çocuklara göre daha hızlı tamamlanırken, bazı çocuklarda gelişim evreleri geç tamamlanabilmektedir. Çocukların gelişim evreleri, normal sayılan aralık genel nüfusa ve yaş aralığına bakılarak, çocuğa göre saptanmaktadır. Bu nedenle gelişim evrelerinin geç veya erken olarak ifade edilmesi buna göre yapılmaktadır. Yapılan analizlere göre çocuğun normal veya normal olmadığı konusunda çıkarımlar yapılabilmektedir. 

Çocuklarda Geç Konuşma Nedenleri Nelerdir?

  • Çocuklarda duyma ve ağız gelişimi ile ilgili sorun olup olmadığından emin olmak için bir uzmandan yardım alınmalıdır. 
  • Yetersiz beslenme, fazla televizyon izlemek veya telefona maruz kalmak, anne babanın ya da bakıcının yaşadığı depresyon, yetersiz uyarıcı çocuklarda ve bebeklerde konuşmanın geç olmasına neden olmaktadır. 
  • Özgül dil bozukluğu, konuşma gecikmesinde en çok görülen olgulardan biridir. Özgül dil bozukluğu, bebeğin veya çocuğun yaşıtlarına göre dil gelişiminde görülen yetersizlik olarak ifade edilmektedir. Erkek çocuklarda, kız çocuklarına göre daha fazla görülmektedir ve genetik aktarım şeklinde olmaktadır. 
  • Otizm ya da serebral palsi gibi durumlarda konuşmada gecikme veya hiç olamaması görülmektedir. Özellikle otizm bozukluğunda erken tanı hayati öneme sahiptir. Bu nedenle ailelerin bu konuda daha dikkatli olması gerekmektedir. 
  • Bazı çocuklar, girdikleri ortamlarda bazı kişilerle konuşması selektif mutizm olarak ifade edilen patolojik durumdur. Çocuk bu durumda okulda yalnızca birkaç kişiyle konuşur, eve birkaç kişiyle konuşur. Selektif mutizmde de erken tanı çok önemlidir. 
  • Çift ana dil konuşacak çocuklarda da dilin öğrenilmesinde ya da konuşmada gecikmeler yaşanmaktadır. 

Geç Konuşan Çocuklar İçin Ebeveynlerin Yapabileceği Aktiviteler

0-3 yaş arasındaki çocukların özellikle televizyon, bilgisayar, tablet ce telefonla olacak olan ilişkileri dil gelişimini negatif yönde etkilemektedir. Bu nedenle çocuklarda geç konuşma olasılığı artmaktadır. Geç konuşma problemiyle baş başa olan ebeveynler gün lük hayatta şu aktiviteleri yaparak çocuklarının konuşmalarını destekleyebilirler:

  • Anne ve babalar kesinlikle çocuklarıyla beraber geçirecekleri zamanlar için özel zamanlar yaratmalıdırlar. Günlük olarak beraber yapabilecekleri, güzel vakit geçirebilecekleri oyun saatleriyle hem aile içi iletişimi güçlendirebilir hem de çocuğun konuşma becerisine olumlu katkı sağlayabilir. 
  • Çocuğun yaşına uygun olarak kitaplar alınmalıdır. Kitaptaki nesneler ya da olaylar elle gösterilerek birlikte tekrar edilmelidir. 
  • Çevrede görülen nesnelerin isimleri sürekli tekrar edilmelidir. Örneğin; bu bir kitap, kaşık koltuk, böcek, çiçek gibi tekrar edilmelidir. Bunu yaparken de çocuğun ilgisini canlı tutmak için ses tonunuzun canlı kalması önemlidir. 
  • Özellikle 0-3 yaş arasındaki çocukların bilgisayar, televizyon, tablet ve telefon kullanması oldukça sınırlandırılmalıdır. 
  • Çocuğun telaffuz etmekte zorlandığı ya da yanlış söylediği kelimeler kesinlikle düzeltilmemelidir. Bunun yanında bebeksi konuşmalar da hoş olduğu düşünülerek yüceltilmemelidir. 
  • Çocuk, anne babayla iletişime geçerken veya geçmeye çalışırken dikkatle ve sabırla dinlenmeli, cevaplarda anlaşılır, net ve kısa olmalıdır.
  • Çocuğa her akşam ya da belirlediğiniz bir saatte kitap okuma saati yapılmaya özen gösterilmelidir. Bunu her gün yapmak çocuğu kelime dağarcığını zenginleştirecektir. Kitabı yalnızca okumakla kalmayıp, okuduğunuz kitapla ilgili konuşmak ve canlandırmalar yapmak çocuğun dil gelişimine yararlı olacaktır. 
  • İşaret ederek gösterdiği nesneleri anında vermek yerine, adını söylemesini isteyip ve bekleyip sonrasında birlikte almak konuşmaya teşvik edecektir. Bunu bire bir yapamasa da benzer ses söylemesi yeterli olacaktır. 
  • Çocuklarda geç konuşma için birlikte tekerleme, şarkı gibi oyunlar çocuğun kelime dağarcığına katkı sağlayacaktır.

Üstün Zekalı Çocuklar Nasıl Yönlendirilir?

Üstün zekaya sahip çocukların bir veya birden fazla zeka özelliğinde ve yetenek alanında akranlarından daha fazla başarı elde ettiği görülmektedir. Bu nedenle üstün zekalı çocuklar doğru biçimde yönlendirilmelidir. Üstün zekalı çocuklar akranlarının yaklaşık olarak %98’inden daha yüksek zeka düzeyine sahip oldukları bilinmektedir. Bundan dolayı normal zeka seviyesindeki çocuklardan daha farklı davranışlar sergilemektedirler. Doğru yönlendirme ve değerlendirme ile üstün zekalı bireylerin yeteneklerini daha doğru şekilde kullanmalarını sağlamaktadır.


Üstün Zekalı Çocuklar Özellikleri

  • Yaratıcıdırlar. Bu şekilde düşünme yetenekleri gelişmiştir. 
  • Sorunlara çok farklı çözümler önerebilmektedirler.
  • Çok soru sorarlar. Merak duyguları gelişmiştir. 
  • Sanat, teknoloji ve bilim gibi farklı ilgi alanlarına sahiptirler.
  • Okuduklarını kolaylıkla anlarlar ve kolay öğrenirler.
  • Yaşından büyük konuşmalar yapabilirler. Konulma yetileri çok güçlüdür. Farklı sözcükler ile kendilerini ifade edebilirler. 
  • Akıl yürütme yetileri gelişmiştir ve hafızaları çok kuvvetlidir. 
  • Neden-sonuç ilişkisini kolayca kurabilirler, böylece karmaşık işlerde başarılı olurlar.
  • Genellikle kendilerinden büyük çocuklarla zaman geçirmeyi tercih ederler. Birçok alanda akranlarından önce gelişirler.


EBEVEYNLERE YÖNLENDİRME ÖNERİLERİ

  • Üstün zekalı çocuğa sahip aileler, çocukla ilgili karar verirken çocuğa da fikrini sormalı ve önemsemelidir. Böylelikle çocuk kararını sahiplenir, davranışlarının sorumluluğunu alır ve kişilik gelişimi desteklenmiş olur.
  • Üstün zekalı çocuklar inanç ve değer yargılarının şekillenmesinde aile önemli bir rol modeldir. İnanç ve değerlerini olumsuz yönde etkileyecek etmenler (arkadaş, internet, çevre, vb.) çocuğun küçüklüğünden itibaren kontrol altında tutulmalı ve çocukla iletişim kesilmemelidir. 
  • Ev içerisinde çocuğun her konuda ailesiyle paylaşım yapabileceği koşullar sağlanmalıdır. Olumsuz bir davranış varsa bu davranış yargılanmadan aile içinde tartışılmalıdır. Bu ortamda çocuk da yaşadığı bir sorunu ailesiyle paylaşır ve yalnız başına başa çıkmak zorunda hissetmez.
  • Üstün zekalı çocuğa sahip aileler uzman görüşü almalıdır. Çocuk profesyonel olarak değerlendirmeye alınmalı ve çocuğun doğru yönlendirilmesi için izlenmesi gereken harita çıkarılmalıdır. Üstün zekalı çocukların bilinmesi için kullanılan testler vardır. bu testler yalnızca bu testin eğitimini almış ve tamamlamış psikologlarca uygulanabilmektedir. 
  • Eğer çocuğunuz üstün zekalıysa ona “üstün zekalı” etiketi yapıştırmayın. Unutmayın çocuğunuz diğer çocuklar gibi normal ancak bazı becerileri onlara göre fazla gelişmiştir. Yani çocuğunuza farklı bir insan türü gibi davranmayın.
  • Aile içinde koyduğunuz kuralları üstün zekalı çocuklar için esnetmeyin, tavizler vermeyin. Her çocuk sorun çıkarabilir bu unutulmamalıdır. Üstün zekaya sahip bireyler de diğer çocuklar gibi sorunlar yaşayabilir. Ondan daha büyük olgunluklar beklemeniz hata olacaktır. 
  • Çocuklarının üstün zekaya sahip olduğunu öğrenen anne babalar, bu zeka kapasitesini kullanamamasından korkmaktadır. Bununla birlikte çocuğu zorlayan programlara tabii tutmakta ve çocuğun isteğini zedelemektedir. Lütfen çocuğunuza baskı yapmayın.
  • Üstün zekaya sahip çocuklar her şeye karşı fazla merakları vardır. Sürekli soru sorma eğilimindedirler, sorgulamayı severler. Mümkün olduğunca çocuğunuzun sorularına yanıtlar vermelisiniz. Ailenin bakış açısının dışında farklı görüşlere sahip olabilir. Bunlara saygı duyulmalıdır. 
  • Üstün zekalı çocuklar kendilerini geliştirebilmeleri için fırsatlar sağlanması gerekmektedir. Anne babalar onlara bu fırsatı vermeli, bunu yaparken de çocuklarının tercihlerini ve ilgi alanlarını dikkate almalıdır.
  • Günlük hayattaki yeteneklerine ait sorumluluklar çocuğa verilebilir. Ev işlerinde aileye yardımcı olabilir. Yaşına uygun olarak kendi başına yapabileceği ekmek almaya gitme masa kurma ya da toplama, yatağını toplama gibi görevler verilebilir. 
  • Aileyle birlikte yapacağı her etkinlik üstün zekalı çocuğunuzun hoşuna gider. 

ÇOCUĞUM KİTAP OKUMUYOR MU? yazısını okumanızı öneririm.

çocuğum kitap okumuyor

Çocuğum Kitap Okumuyor

Kitap okuma alışkanlığını çocuğuma nasıl kazandırırım? Sorusu anne ve babaların aklını birçok kez karıştırır. Kitap okumayı teklif ettiğinizde çocuğunuz bunun iyi bir fikir olmadığını düşünüyor olabilir. Fazla ısrarcı olmamak ve çocuğunuza neden kitap okumak istemediğini sormak doğru bir harekettir. Çocuğum kitap okumuyor, diye endişeye kapılmayın. Elbette her şeyin yeri ve zamanı vardır. Muhakkak kitap okuma serüvenine katılacaktır. 

Okuma sevgisi küçük yaşta kazanılması gereken bir özelliktir. Çocuğunuz mükemmel bir taklit yeteneğine sahip olduğunu unutmayın. Çocuğunuz kitap okumuyorsa ebeveynler olarak önce kendi alışkanlıklarınıza bakmalısınız. Siz hiç çocuğunuzun gözünün önünde kitap okudunuz mu? Kendimize şunu da sorabiliriz biz ne kadar kitap okuyoruz? 

Çocuğum neden kitap okumuyor sorusunu sormak yerine, nasıl bir çözümle yaklaşılması gerektiğini düşünmek gerekir. Sonuçta çocuklar ailesinden ve çevresinden ne görürse onu uygular. İyi gördüğü şeyleri iyi şekilde kötü gördüğü şeyleri kötü şekilde uygular. Az önce de belirttiğimiz gibi çocuk belli bir yaş dönemine kadar taklitçidir. Gördüğünü uygular ve yapar. 

Çocuğum Kitap Okumuyor 

Çocuğum kitap okumuyor dediğinizde farklı nedenlere bakmak gerekebilir. Okumak istememesinin sebepleri nelerdir, araştırılmalıdır. Kitap okumayan çocuk öncelikle belli bir takibe alınmalıdır. Takiple beraber kitap okuma yöntemi belirlemek daha kolay olabilir. Peki çocuğun kitap okuması için neler yapmak gerekir? 4 maddede kısaca açıklayalım. 

  1. Anne baba olarak öncelikle sizler kitap okumalısınız. Çocuğunuza kitap okuma alışkanlığı kazandırmak için öncelikle anne ve babanın bu alışkanlığı göstermesi gerekir. Ebeveynlerde kitap okuma alışkanlığı olması çocuğa da yansır. 
  2. Kitap okuma işlemlerini çocuklarınızın yanında yapın. Düzenli olarak çocuğunuzun yanında kitap okuyun. Hiçbir şekilde çocuğa zorlamada bulunmayın. Sadece yanında kitap okumayı sürdürün. Bu davranışla beraber çocuğunuz size yaklaşım gösterecektir. Yanınıza gelip ne yaptığınızı ve ne okuduğunuza bakacaktır. 
  3. Birlikte kitap okuyun. Ebeveynler çocukla birlikte kitap okuyabilir. Birlikte kitap okuma alışkanlığı bu şekilde gelişir. Beraber aynı etkinlikte bulunursanız çocuğunuzda uymak zorunda kalacaktır. 
  4. Çocuğunuzun ilgi çekeceği kitapları okuyun. Sesli şekilde çocuğun ilgisin çekecek kitaplar okuyun. Resimleri daha fazla olan kitapları tercih edebilirsiniz. Okumanın yanında görsel içerikleri ilgisini çeker ve daha çok merak uyandırır. 

ZEKA GELİŞİMİ KAÇ YAŞA KADAR SÜRER? yazımıza da göz atabilirsiniz.

zeka gelişimi

Zeka Gelişimi Kaç Yaşa Kadar Sürer?

Zeka gelişimi sonu olmayan bir yolculuktur. Zira bebeklikten başlar ve  hayat boyu devam eder. Yaşadığımız her an, yeni şeyler görüp, duyup deneyimledikçe bir gelişim söz konusudur. Çocuklarının zeka gelişimi için faydalı adımlar atmak isteyen anne babalar için mevzuyu daha ayrıntılı şekilde ele alalım.Öncelikle zeka konusunu daha iyi anlamak için zekanın tanımını anlamak gerekir.

Zeka; kişinin doğuştan sahip olduğu, kalıtımla nesilden nesile geçen ve sinir sisteminin tüm işlevlerini kapsayan; tecrübe, çevre ve öğrenme etkisiyle şekil alan bir bileşim olarak tanımlanmıştır. Sözel anlama, akıcı konuşma, sayısal kavrama, uzay ilişkilerini ve alansallığı algılamak, mantıklı düşünme ve hafıza gibi yetenekler de zeka ile birlikte anılır.

Yani tek tip bir zekadan bahsetmek mümkün değildir. Mevcut potansiyelin ne tür bir zeka olduğu keşfedildikten sonra, o potansiyeli güçlendirmeye çalışmanın daha akıllıca olacağı söylenebilir. Örneğin sayısal türde bir zekaya sayısal alanda gelişim fırsatı sunulmalıdır. Diğer alanlarda gerekli yeterliliğin sağlanması kafidir.

Her birimizin genetik olarak belli bir zeka kapasitesiyle doğduğumuz bilinmektedir. Fakat bu kapasite her şeyi belirleyen bir faktör asla değildir. Eğitim ve çevre de neredeyse genetikle eşit derecede etkili bir faktördür. Aynı IQ ya sahip kişilerin düzgün eğitimle zekalarını katladığı, mevcut potansiyel zekaları çok yüksek olsa da gelişimine yeterli özen gösterilmeyen bireylerin de potansiyellerinden daha düşük seviyelerde hayatlar sürdüğü vakidir.

Zeka seviyesi hiçbir yaşta ve dönemde sabit değildir. Zeka, çalıştırdıkça gelişen, ihmal ettikçe de gelişimi duran belki de gerileyen bir şeydir denilebilir.

Zeka Gelişimi Süresi

Zeka ile beyin arasında çok yakın bir ilişki vardır ve zekanın beyinde yer aldığı kabul edilir. Kısacası zeka gelişimi demek aynı zamanda beyin gelişimi de demektir denebilir. Zeka gelişiminin başlangıcının tahmin ettiğimizden de önceye, anne karnındaki dönemlere uzandığı kanıtlanmıştır. Kişinin beyin hücreleri gelişmeye anne karnında, gebeliğin ilk 3 ayında başlar. Diğer bütün hücrelerden daha hızlı çoğalır ve doğumdan sonraki ilk yıl boyunca da çoğalmaya devam eder. Örneğin 5 aylık bir fetüsün beyninde her dakika 50.000 yeni hücre oluşmaktadır.

Beyni o kadar hızlı gelişiyordur ki 6. ayında bu hızlı büyümeden dolayı beyin kabuğu kafatasına sığmak için kıvrımlar oluşturmaya başlar.

bebek zeka kartları

7. ayda ise hayatı boyunca sahip olacağı 100 milyar beyin hücresinin hemen tamamı oluşmuştur. Bebek, bu (yaklaşık) 100 milyar beyin hücresiyle doğar ve daha sonra yenileri üretilmemektedir. Gebelikte stresten ve olumsuz faktörlerden uzak durmak da bu sebeple önemlidir.

Mevcut genetik potansiyel ve anne karnındaki beyin gelişiminden sonra en önemli dönem okul öncesi dönemdir. Özellikle 0-3 yaş arası zeka gelişiminin ekim dönemidir. Hazine değerinde olan bu dönem en iyi şekilde değerlendirilmelidir.  Bu dönemde çocuğun yaşına uygun etkinliklerle zeka gelişimine olumlu yönde fayda sağlanabilir. Çocukla iyi bir bağ ve iletişim kurmak, hayatın içine gücü nisbetinde dahil etmek, gündelik hayatta beş duyusuna hitap etmekle beraber kitaplar ve zeka kartı gibi materyallerden de destek alınabilir.

Öğrenme yeteneği ve dolayısıyla zeka gelişimi, 3-15 yaşları arasında en üst seviyelere ulaşır ve ömür boyu devam eder. Zeka gelişiminde 3-15 yaşın önemli olmasının bir sebebi de bu yaşlarda çocukların sosyal kabiliyetlerinin artması ve çevre ile ilişkilerinin kuvvetlenmesidir. Çünkü kişi bir çok yeteneğini bu dönemde keşfeder, ne yapmak istediğine dair bir fikri oluşur ve seçimler yapabilir.

Ebeveynler, ilk dönemden itibaren zeka gelişimine yeterli desteği sağladıktan sonra bu durumu takıntıya dönüştürmemelidir. Zekanın çeşitli olduğu bilinciyle çocukları başka çocuklarla kıyaslama gibi bir hataya düşmekten kaçınmalı, onların potansiyel zeka türünü keşfetmek ve desteklemek için çaba harcamalıdır.

konsantrasyon bozukluğu

Konsantrasyon Bozukluğu İçin Olumlu Sonuç Alabilmek

Dikkat süresi, çocuklarda konsantrasyon bozukluğu şeklinde net bir göstergeye sahip olur. Günümüzde dikkat süresinin azalmasının büyük sebebi teknolojidir. Çocuklar kendi kendilerini yetiştirebilen bir mekanizmaya sahip değildir. Büyüme ve gelişmelerine destek olmak için ebeveynler çocuklarını sürekli gözlemlemelidir. Çocuğunuzla bir aktiviteye başladığınızda çok kısa bir süre sonra etraftaki nesnelere koştuğunu, başka işlerle ilgilenmeye başladığını görürsünüz. Bu çoğu zaman bir problem değil gibi gözükse de aslında çözüme kavuşturulması gereken bir sorundur. 

Çocuklar, asıl yapmak istediği aktivite ya da etkinlik yerine etrafına doğru yönelir. İşte burada konsantre eksikliği başlar. Yukarıda belirttiğimiz gibi ilk başlarda bunu anlayamayabilirsiniz. Size göre normal bir davranış gibi gelebilir. Fakat içten içe çocuğunuz odaklanma eksikliği problemine yakalanmış olabilir. 

Konsantrasyon bozukluğu hayatın gidişatını etkiler. Küçük yaşta çocuğunuzun o an içinde meşgul olduğu etkinliğe odaklanmasını sağladığınızda eğitim hayatına da bunun yansıdığını göreceksiniz. Çocuğunuza konsantresi çabuk bozulduğu için kızmak faydasızdır. Doğrudan konsantreyi hedef alan oyunlarla, etkinlikler ile odaklanma süresini artırabilirsiniz. 

Konsantrasyon Bozukluğu İçin Olumlu Sonuç Alacak Tedavi Var Mı? 

Konsantrasyon bozukluğu için tam ve net bir sonuç almak mümkün olmayabilir. Yani hastalığı tamamen ortadan kaldıran bir tedavi yöntemi olmadığını söyleyen uzman isimler bulunmaktadır. Yapılan araştırmaya göre de çocuklarda konsantrasyon eksikliği azalma eğiliminde bulunmuştur. Odaklanma eksikliği kronik bir hastalık olarak da görebilir. En etkili tedavi yöntemleri ise şu şekildedir; 

  • İlaç Tedavi Yöntemi 
  • Aile Beceri Eğitimi 
  • Davranışsal Eğitimler 
  • Toplum İçinde ya da Okulda Adaptasyon Eğitimi 

Yöntemlerinde asıl amaç, çocukların odaklanma eksikliği hastalığını azaltmaktır. Bunun yanında kişilerin ilişkilerini geliştirmek, başarısını yukarılara çıkarmak, özgüvenini sağlamak ve bağımsızlığını anlamasını sağlamaktır. Tedaviyle beraber olumsuz davranışları da azaltmak son derece önemlidir. Tedavi veya yöntemlere kısaca tek tek göz atalım. 

İlaçla beraber konsantrasyon bozukluğu en basit yol olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü bir uğraş vermeden direkt ilaç alarak hastalığı çözmek basite kaçmaktır. Ancak ilaç tedavisini en son yöntem olarak kullanmak gerektiğini düşünüyoruz. 

İlaç tedavisinden önce aile beceri eğitimi daha önemlidir. Anne baba olarak vereceğiniz beceri ve dikkat geliştiren eğitimlerde hastalığı doğal yollarla yenmeyi başarabilirsiniz. Bunlara ek olarak davranış biçiminde ve okul ortamında odaklanma eksikliği bertaraf edilebilir. Doğal yolla çözüme ulaşmak uzun vadeli bir iştir. Ancak ilaç yerine uygulaması daha kolay olabilir. Son çare ilaç tedavisi olabilir. Yine de bir uzman kişiye danışmakta fayda olacağını düşünüyorum.

çocuk gelişim

Aileler Çocuk Gelişim İçin Uzmana Ne Zaman Başvurmalıdır?

Çocukların belli periyodlarda gelişim göstermeleri gerekir.  Bedensel ve zihinsel gelişim belli bir yaşa kadar durmaksızın ilerler. Şayet büyüme grafiğinde olması gerekenin altında bir değer görülürse bunun incelenmesi gerekir. Gelişim geriliğinin pek çok sebebi vardır. Biyolojik yahut çevresel etkenler çocuk gelişim geriliğini tetikler yahut ortaya çıkarır. Bu sebeplerden yalnızca birinin aktif olması çocuğun gelişmesinin önüne set koyabilir. Ebeveynler gelişim konusunda daima tedirgindir. Anne babanın çocuğun üzerine çok fazla düşünmesi de küçük olan problemin büyümesine sebep olabilir. En doğrusu çocuk gelişimi alanında bilgili bir uzmandan yardım almaktır. Gereksiz evham hoş olmayan neticeler doğurabilir.  

Çocuklar hareketi severler. Çocuklar içinde oldukları yaşın ihtiyaçlarına göre büyütülmelidir. Dışarı çıkmadan, sosyal hayata karışmadan, oyun arkadaşı olmadan, iletişim kurulmayan bir ortamda büyüyen çocuğun geleceği pek de parlak değildir. Bebeklerin hızla geliştikleri dönemi iyi değerlendirmek, etkinliklerle ve aktivitelerle ona destek olmak önemlidir. Yeme, içme, uyku gibi ihtiyaçlar zorunlu olsa da, ilgi mutlak bir ihtiyaçtır. Bebeğin büyüdüğü ortama göre şekillendiğini, fiziksel ve zihinsel açıdan çok kolay etkilendiğini kabul etmek gerekir. Peki, ne yapılmalıdır da çocukta gelişim geriliği probleminin önüne geçilmelidir? Hangi durumlar gözlemlendiğinde aile çocuk gelişim uzmanına danışmalıdır? Bu sorulara sırayla cevap verelim.  

Çocuk Gelişim Geriliği Nasıl Anlaşılır? 

Çocuğunuzu aynı yaşta çocuklarla kıyaslamak doğru bir tutum değildir. Falanca kişinin çocuğu haraketli benim çocuğum neden bu kadar hareketli değil (!) gibi enteresan kaygılarla doğru bir sonuca varılmaz. Kafa karıştırmadan sorunun asıl sebeplerine yönelmek faydalı olacaktır. Çocuk gelişim geriliği yaşıyorsa bunun en doğru belirtilerinden biri konuşma gecikmesi görülmesidir. Bebeklerin belli yaş aralıklarında kullanması normal olan kelime sayıları uzmanlar tarafından belirlenmiştir. Örneğin iki yaşına gelmiş olan çocuğunuzun fiziksel herhangi bir problemi yoksa ve 3 – 5 kelimeden başka kelime söylemiyorsa bu durumda bir terslik aranabilir.

Gelişim geriliğinin altında yatan sebepler ebeveynler tarafından netliğe kavuşturulamaz. Bu tecrübeli bir doktor tarafından yakından incelenecek kadar ciddi bir sağlık sorunudur. Erken teşhis önemlidir. Ebeveynler çocuklarda gelişim geriliği nasıl kontrol altına alınır? Sorusuna kesin bir yanıt ararlar. Bu problemin çözüme kavuşması için doktorunuzun çocuğunuz için çizdiği yolu eksiksiz takip etmek önemlidir.  

çocuklarda konsantrasyon bozukluğu

Çocuklarda Konsantrasyon Bozukluğu

Çocuklarda konsantrasyon bozukluğu ebeveynlerin kafasını karıştıran ve en sık karşılaşılan sorundur. Çocuklar dikkatlerini belli bir odakta toplamayı kısmen başarırlar. Tamamen başarısız olduklarında ise bu öğrenme kalitelerini negatif yönde etkileyecektir. Dikkat dağınıklığının eğitim hayatındaki yeri de çok büyüktür. Derslere odaklanamayan öğrenci başarısızlıkla yüzleşmek zorunda kalabilir. Ebeveyn olarak çocuklara yardımcı olmak için, profesyonel destek almak ve konsantrasyon ile bağdaşan etkinliklere önem vererek çözümler aramak gerekir. 

Çözümler üretebilmenin en kestirme yolu ise okul öncesi dönemde yatmaktadır. Henüz daha dışarı ile tanışmayan çocuğa belli bilgi ve birikimleri aktarmak gerekir. Okuldan öce evde alacağı eğitimler konsantrasyon eksikliği konusunda çare olabilir. Eğitimin yaşı yoktur ve olamaz. Çocuklara küçük yaşta eğitimi aşılamalısınız. Ancak bu eğitimi verirken sıkıcı olmamak gerekir.  

Eğitimin başlangıcında etkinlikler ve oyunlar düzenlenmelidir. Dikkat çekici ve merak uyandırıcı oyunlar çocukların her zaman ilgisini çeker. Bu oyunlar aynı zamanda dikkat güçlendirme, konsantrasyon geliştirme, odaklanma eksikliği ve motor becerileri gibi pek çok zihinsel gelişime faydası vardır. Çocuklarda konsantrasyon eksikliği yapılan bu tarz etkinlik ve oyunlarla tamamen bitirilebilir ya da azaltılmasına yardımcı olabilir.  

Çocuklarda Konsantrasyon Bozukluğu Fark Edilmesi

Çocuklarda konsantrasyon bozukluğu erkenden fark etmek önemlidir. Zaman geçtikçe konsantre olamama durumu ilerleyebilir. İlk başlarda normal bir durum olarak gözükebilir. Fakat yaşın ilerlemesiyle konsantrasyon eksikliği kendini gösterir. Odaklanma eksikliği ilk seferde fark etmek de mümkün olmayabilir. Ancak anne baba çocuklarını yeterince tanıyabilirse yaşanılan değişimi görecektir. 

Konsantre eksikliğini ne zaman fark ettiğiniz de önemlidir. Yani şu soruyu sormak gerekir: ‘’Çocuğumun konsantrasyon eksikliğini ne zaman fark ettim?’’ Bu soru yol kat etmenizde yardımcı olur. Sürecin daha pozitif geçmesin sağlar. Şayet teşhisten sonra bir çare bulamazsanız, en yakın uzman çocuk doktoruna gözükmelisiniz. Doktorlar ileri düzey durumuna bakmak için çocuğunuzu bir dizi teste tabii tutar. Kan test, beyin görüntülemesi ve kafanın dış yapısında bulunan elektriksel durumlara bakabilir. 

Doktora başvuru yapacak kişilerin şunları da baz alması işi daha da kolaylaştırır. Şayet çocuğunuzda bu ve buna benzer durumların olduğunu düşünüyorsanız doktora başvurabilirsiniz. 

  • Uyumakta zorlanma 
  • Olağandışı yorgunluk 
  • Okulda düşük performans sergileme 
  • Hafızanın kötü şekilde etkilenmesi ya da geçici unutkanlık